Zargana - Hakan Günday (Kitap Hakkında-İnceleme)


Kimsenin birbirine bakmadığı, yalan, ihanet, şiddet, tecavüz ve acımasızlıkla yoğrulmuş, yalnızca hayallerin göz göze geldiği bir hayattan intikam almanın en iyi yolu yaşamaktır. Anlam aramak boşunadır ve her şeyin "hiç"e dönüşmesi gerekir. Henüz on ikisinde Berlin'de dört kişinin tecavüzüne uğrayan Zargana, bu olaydan sonra kendini insan sınıfından sıyırır. Ne var ki insan olmaktan uzaklaşıp "hiç"e yaklaştıkça kendisine döner; aşık olur. Parçalanmış benliğini onarmak için, başkalarının oynadığı bir "hayat oyunu"nu sahnelemeye koyulur...

Türk edebiyatında şimdiden farklılığını kanıtlamış olan Hakan Günday, Zargana'da bunca karmaşık bir öykünün altından yalın ve duru bir anlatımla kalkıyor. Hayat, varlık, hiçlik, oyun, zeka, kudret ve acizlik arasında gidip gelen bir metin.

Devamını Oku

Azil - Hakan Günday (Kitap Hakkında-İnceleme)


Teknoloji, insanların davranışını, ahlakını, sosyoekonomik ilişkilerini, asla geri dönülmeyecek bir biçimde değiştiriyor. 
Söz konusu değişim, insanlığın amacından sapmasına ve doğadışı, adsız bir türün yeşermesine neden oluyor.
İnsanlığın bin çabayla iki bin yılda yarattığı asgari ahlak, elli yılda televizyon tarafından çiğneniyor.
Ve on yıldır da internet tarafından yutuluyor. 

Bireyin yalnızlığı, toplum dışına çıkmasıyla sonuçlanıyor.
Toplum dışına itilen (ya da bunu kendi tercih eden) birey, kendi doğrularını yaratıp onlarla yaşamaya başlıyor.
Zamanla toplum ile birey arasında genişleyen ahlak farkı, ikisinin de hastalanmasının temel nedeni oluveriyor.

Hakan Günday "Azil"de içinde yaşadığımız toplumsal yapıya yönelen eleştirisini, modern insanın “hiç”leşme sorunsalını, gerçek, hayal, kâbus arasındaki geçişler ile zaman ve mekân geçişlerini, yer yer sertleşen ifadelerle öyle ustalıkla aktarıyor ki, okuyucuyu adeta tokatlıyor.

Yazdıklarıyla uçları zorlayan genç yazar Hakan Günday her ne kadar yeraltı edebiyatı yapmadığını söylese de, insanı rahatsız ve tedirgin edici, hem sisteme karşı olan hem de sistemle iç içe geçen karakterlerine ustalıkla can veriyor.
Günday, ana karakteri Asil’in psişik özelliğine ve dünya algısına uygun bir dili de büyük bir beceriyle kullanıyor.
Roman boyunca çok sayıda felsefi tanımlama ve tespit, ana karakterin üslubuyla sıralanıyor.

Devamını Oku

Hakan Günday'dan "Çok Uzun Bir Hikâyenin Tam Ortası"


Türk edebiyatının kendine has isimlerinden Hakan Günday'ın Piç isimli romanından uyarlanan Hiç filmi Selim Demirdelen yönetmenliğinde uzun metraja dönüşürken, yazar şimdi de senaryosunu yazdığı Çok Uzun Bir Hikâyenin Tam Ortası (Le Milieu d'une Très Longue Histoire) kısa filmiyle gündemde.

Ertuğ Tüfekçioğlu'nun yönetmenliğinde Fransızca çekilen film, bugün (30 Ocak) Paris'teki Cinéma Le Nouvel Odéon'da seyirci karşısına çıkacak. Başrollerini Marjorie Hertzog ve İbrahim Kıranşal'ın paylaştığı filmin ülkemizdeki gösterim tarihi henüz belli değil.

Filmin konusu şöyle: Mireille, Derun, Paris ve gerçekler... Hepsi de yaşamak için geceyi bekler. Ve o gecenin sabahında hangisi hâlâ hayattaysa, diğerlerini geçmişe gömer.

FRAGMAN

Kısa filmi izlemek için lütfen buraya tıklayın...
Devamını Oku